Etiket arşivi: değişim

Ahlaki Bir Hastalık: İş Beğenmeme

Dün stajer bir arkadaşımız işten ayrıldı. Neden ayrıldığını sorduğumda bilgisayar mühendisliği 2. Sınıf öğrencisi olan arkadaş şirketin ona birşey katmadığını söyledi. Bu da bana yıllar öncesinden bir anımı hatırlattı.

Sene 2001. Ege Üniversitesi makina mühendisliğini bırakıp Uludağ üniversitesi endüstri mühendisliğine tekrar üniversite sınava girerek geçtim. Babam, madem okulu bıraktın benden sana artık aylık şu kadar para gerisini sen kazan dedi. Ben de çaresizce orada burada iş arıyorum. Okul şehir dışında, yurtta kalıyorum. Tek çarem okulda çalışmak. Ege’den hatırladığım kadarıyla kütüphanede öğrenciler çalışabiliyor. Gittim kütüphaneye. Görevlilere sordum. Burada öğrenci çalışıyor mu? Hayır dediler. Hayal kırıklığı içinde kütüphaneden çıkıyorum. İçimden bir ses pes etme diyor. O kadar çok kişisel gelişim kitabı okumuşum ki. İçimden bir ses devamlı olur bu iş diyo 🙂 boşuna mı okudum Oğuz Saygın, Mümin Sekman, Anthony Robins kitaplarını. Tam kapıdan çıkarken geri döndüm. Müdürün odasına çıkıp ona da sormak istedim. Sonuçta birisi beni başından savmış olabilir. Tam merdivene adımımı attım. Görevli hop dur bakalım nereye dedi. Dedim müdürle konuşucam. Ne konuşacaksın dedi? Benim burada çalışmam lazım dedim. Anlamadı ama hafif bir gülümsedi. Gel benle dedi. Çıktık müdürün odasına gitti konuştu müdürle. Müdür demiş gelsin. Girdim odaya karşımda böyle otoriter ama anacan bir kadın. Dedim ben burada çalışmak istiyorum. Nasıl yani dedi? Dedim ben Ege’de gördüm öğrenciler kütüphanede çalışıyor. Ben de burada çalışmak istiyorum. Bizim burada öğrenciler çalışmıyor dedi. Ama ben yine de bir sorayım deyip, masadaki kare kağıtlardan birine numaramı yazdı ve ben sana haber veririm dedi. Ben içimden beni başından savdı diye geçirdim. Teşekkür ettim çıktım odadan. Bir hafta sonra bir telefon geldi. Telefondaki ses ben Uludağ Üniversitesi Kütüphanesi müdürü Neşe …
Pazartesi işe başlayabilirsin dedi. Nasıl sevindiğimi anlatamam. Aylık babamdan gelen 250 TL’ye 110TL daha ekledim. Neyse bu kısım daha hikayenin başlangıcı bizim öğrenci arkadaşın iş beğenmemesi ile alakası yok. Asıl hikaye şimdi başlıyor. Neyse ben Pazartesi’yi zor ettim. Hayaller kuruyorum işte kütüphanede çalışıcam kitaplar içinde yüzücem şöyle okuycam böyle yazıcam. Bana ne yaptırcaklar acaba diye de düşünüyorum. Gittim şimdi daha önce parttime öğrenci çalışmamış hiç. Müdür yardımcısı garip biri. Neşe hanım beni ona teslim etti. İlk sorduğu soru sql biliyor musun? Dedim o nedir ki? Meğer sql server demek istiyormuş. Ben dedim bilmiyorum. Öğrenmem gerekiyorsa hemen öğrenirim dedim. Yok bilmesen daha iyi dedi. Sonradan aklım erdi milletin telefon numarasına falan ulaşmamam için soruyormuş. Dedim format atarım bilgisyar sök tak yaparım. Yanında da yardımcısı gibi yeni mezun biri var. Ona şöyle yap böyle yap diyo. Neyse ben dedim bilgisaya başına oturtacaklar falan nasıl seviniyorum. Üst katları gezdik alt kata indik falan. Alt katta dediler burası kitapların teslim alındığı yer falan. Sonra bombayı patlattılar. Sen burada çalışacaksın. Moral bozukluğumu anlatamam. Bilgisayar başında yapacağım işin hayalini kurarken bana kitap dizdireceklerini farkettim. İlk bir kaç gün devamlı olarak etrafıma şikayette bulundum. Neşe hanımla konuşucam ben bu işi yapamam falan 🙂 neyse ben kimim ki demem 3-5 günü aldı. Sonra kitap dizmeye başladım. Bilgisayara ilgimi alakamı gören o katın yöneticisi arada bir bilgisayar başına oturup kitap teslim almama izin veriyordu. O zamana kadar gördüğüm en hızlı internet oradaydı. Saniye de 1,8 MB hızla indirme yapıyordum. Mega bit anlamında 14 mega bit eder. Sene 2001 ve üniversitede böyle bir hız var ama sene 2017 olmuş biz hala bazı servis sağlayıcılarda 8 megabiti zor görüyoruz. Toplumsal mesajı da verdikten sonra konuya dönelim. Bilgisayar başında 1 saat harcıyorsam 4 saat kitap dizerek geçiriyorum. Tek başıma da değilim benden yaşça büyük çok sayıda sözleşmeli personel var. Benim iş beğenmeme gıcık oldular tabi. Gel zaman git zaman alıştılar bana ben de onlara. O kadar idealistim ki o zamanlar. 5 dakika işten kaytarsam inanılmaz bir vicdan azabıyla mesai sonrası o kaytardığım kadar çalışıyorum. Endüstri mühendisliği okumanın da etkisiyle verimlilik mevzusuna takmışım o zamanlar. Elimde verimsiz ne varsa düzeltmeye çalışıyorum. Baktım kitap dizme işlemi çok yavaş ilerliyor. Aha dedim ben bunu düzeltirim. İş şu aslında. Kitaplar gelişi güzel arabalara konuyor. Herkes o arabadan bir tane alıyor ve gezmeye başlıyorlar kitapları dize dize. Her kitabı tek tek yerini buluyor ve yerleştiriyor. Aynı noktaya defalarca git gel yapıyor. Dedim tamam bu süreci düzeltmemiz lazım. Boş bir dolabın üzerine tüm kitapları koydum. Sonra kitapları sıraya dizerek arabalara yerleştirdim. Böylece arabayla daha az gezilecek ve işler daha çabuk bitecek. Bana karşı oluşan tepkiyi anlatamam. Kaytarıcı ekip bana iyice kıl oldu. Sağolsun Fatih abi vardı. Ben yanındayım Serkan dedi. Onunla kitapları önceden diziyoruz sonra yerleştiriyoruz. İşi baya hafiflettik. Sonra daha başka bir sürü yöntem uyguladık. O tek numaraları dizdi ben çiftleri. O başka araba aldı ben başka araba. Bolca vakit geçirdik. Yalnız ben baya alıştım işe. Severek yapıyorum. Sonra Fatih abi okul içerisinde başka bir bölüme geçti. Nasıl üzüldüm anlatamam. Mecburen kabullendim. Arada bir yanına gidiyorum konuşup sohbet ediyoruz. Sonra bir gün yanına gittiğimde Serkan sana bir iş buldum dedi. Orada çalışan hocalardan birinin özel bir şirketteki arkadaşları şöyle cevval, iş bitiren, akıllı ( off bende de ne ego var) birileri var mı diye hocaya sormuşlar. Hoca da Fatih abiye mi sormuş yoksa bu olaya kulak misafiri mi olmuş bilmiyorum. Olay bana intikal etti haliylen. Bursa’da büyük danışmanlık şirketlerinden birisinde 1. Sınıfın ikinci döneminde çalışmaya başladım. O zamanlar bizim bölümde 4. Sınıfta bile çalışan insan sayısı 3’ü geçmezdi. Ben de ne havalar 🙂 neyse kıssadan hisse. Arkadaşlar elinizde ne tür bir iş olursa olsun. Lütfen hakkıyla yapın. O hakkıyla yaptığınız iş size eninde sonunda bir kapı açar. İşin size birşey katmadığını düşünürsünüz ama o iş sizin hayatınızı değiştirir.